Evet arkadaş Kim olduğumu ne olduğumu Nereden gelip nereye gittiğimi Sen öğrettin bana Elimi tutup karanlıktan aydınlığa Sen çıkardın Bana yürümeyi öğrettin yeniden Elele ve daima ileriye Birgün birbirimizden ayrı düşsek bile Biliyorum hiç bir zaman ayrı değil yollarımız Ve aynı yolda yürüdükçe Gün gelir ellerimiz yine dostça birleşir Ayrılsak bile kopamayız...
« Önceki ::
Adresim Hüzün
bugün günlerden hüzün
yer hüzün ülkesi
intiharda bileniyor duygular
hüzünlü bir karanlığa
dolaşıyorum gelişigüzel
ayağımın altında dallar eziliyor
hüzün kırılıyor yalnızca
hüzün alıp
hüzün satıyorum
kazancım hüzün
kaybım da
gül uzatıyor küçük bir kız
:
“al bunlar en güzelleri
adları hüzün çiçeği
hüzün kokarlar aynen hüzünlü gönlün gibi...”
ağaç olsam
hüzün dökülüyor yapraklarımdan
yağmura koşsam hüzün boşanıyor üstüme
bıraksam kendimi kaçsam oradan
yok olası hüzün koşuyor ardımdan!
ben: hüzün
ikametgah: hüzün sokağı
adresim bu işte!
beni ararsan hüzn'ü sorman yeter
bir köpek uluyor sokakta
hüzünlü bir ölümdür buralar!
Naime Erlaçin
Toprağa Düşen Soluk Bakışım Sararken Geceyi..
Yalnızlığımın Gölgesinde Yüreğim..Benliğimse Ayaz..
Suskunum..ama Kabul Etmiyorum..Yalnızlıktaki Tükenmişliği...
Sesim Çıkmasa da..Nefesimden Tanır Beni Gece..Duyar Feryadımı..
Tükenen Ayaklarımın Sessiz Çığlığını Duyar...
Anlar.. Hüzünle Beslenen Yüreğimin Ahını..
Yaşar Benle Birlikte...Özlemimi Çoğaltan Şu Yalnızlığın Siyahını...
Şimdi Suskunluğum Akıyor Yüreğimin Kuruyan Damarlarından..Damla Damla..
Dokunmayin Hüzünlerime
Gelin paylasalim mutluluklari
Ama
Dokunmayin hüzünlerime
Mutlulugun yolu
Hüzünden geçer
O yemekte tuzum
Kahvemde seker...
Alin sizin olsun mutluluklarim
Bir parça hüzün kalsin yanibasimda
Hüzün Çölde...vahaya giden yol demek
O vahaya er-geç ulasmak için Hüznün sarp yollarinda..
Yürümek gerek...